Hyundai Veloster C3 Roll Top Concept, Veloster Turbo tabanını açık hava kullanımı ile farklı yük taşıma senaryolarını bir araya getiren deneysel bir gövde çalışmasına dönüştürdü. Hyundai Design North America tarafından hazırlanan otomobil, 2012 Los Angeles Otomobil Fuarı kapsamında tanıtıldı. Çalışmanın ayırt edici unsuru, öne ya da arkaya doğru toplanabilen elektrikli kumaş tavan ile klasik bagaj kapağının yerine kullanılan aşağı açılır arka paneldi.
Hyundai Veloster C3 Roll Top Concept Tasarımı
Konsept, seri üretim Veloster’ın asimetrik kapı düzenini korurken tavan ve arka bölümde belirgin bir değişiklik yaptı. Kumaş tavan arkaya doğru toplandığında kabin üzerinde geniş bir açık alan oluşuyordu. Tavan öne doğru toplandığında ise arka bölüm daha uzun eşyaların taşınmasına uygun hâle geliyor, aşağı açılan panel yükleme eşiğinin kullanılmasını kolaylaştırıyordu. Hyundai bu iki yönlü düzeni, hafta içi ulaşım ile hafta sonu etkinlikleri arasında değişebilen kullanım ihtiyacına cevap veren bir tasarım denemesi olarak sundu.
Aracın temel oranları Veloster’dan gelmesine rağmen arka cam ve standart hatchback kapağı kaldırıldı. Bunların yerine kumaş tavanın hareketine alan açan raylar, daha sade bir arka kapanış yüzeyi ve pikapları hatırlatan yatay menteşeli panel kullanıldı. Böylece otomobil tam bir cabrio ya da geleneksel bir küçük kamyonet olmadan iki gövde fikrinden de belirli özellikler taşıdı. Tasarımın amacı, kalıcı bir gövde sınıfı tanımlamaktan çok aynı otomobilin açık tavanlı sürüş ve hacimli eşya taşıma düzenleri arasında nasıl değişebileceğini göstermekteydi.
Çift yönlü tavan ve yükleme düzeni
Tavan mekanizmasının iki yönde çalışması konseptin işlevini belirleyen ana ayrıntıydı. Kumaş bölümün arkaya çekilmesi ön ve arka koltukların üzerinde açık bir alan bırakıyordu. Öne doğru toplanması ise arka açıklığın üst kısmını serbest bırakıyor, arka panel indirildiğinde bisiklet veya sörf tahtası gibi kabine bütünüyle sığmayan nesneler için daha esnek bir taşıma alanı sağlıyordu. Bu çözüm, sabit metal tavanın kapladığı bölümü gerektiğinde yolcu deneyimine, gerektiğinde yük hacmine ayırıyordu.
Konseptin yük tabanında kullanılmış kaykay tahtalarından oluşturulan mozaik yüzey bulunuyordu. Çizikler, renk farklılıkları ve kullanım izleri saklanmadı; bunlar kabinin görsel karakterinin parçası hâline getirildi. Hyundai’nin sabit dişli şehir bisikletlerinden aldığı ilham yalnızca taşıma fikriyle sınırlı değildi. Beyaz gövde, kırmızı kumaş tavan ve ayna kapakları, siyah ön jantlar ile turkuaz arka jantlar bilinçli biçimde birbirinden farklı tutuldu. Değiştirilebilir ve kişiselleştirilebilir parçalar da bisiklet kültüründeki modüler yaklaşımı otomobile taşımayı amaçlıyordu.

Veloster Turbo tabanı ve dış ayrıntılar
Hyundai Veloster C3 Roll Top Concept, güç ünitesini döneminin 2013 Hyundai Veloster Turbo modelinden aldı. Doğrudan benzin enjeksiyonlu 1,6 litrelik turbo motor için 201 HP güç ve 195 lb-ft tork açıklandı. Konseptin teknik vurgusu yeni bir motor geliştirmekten çok mevcut Turbo altyapısını farklı bir gövde ve kullanım fikriyle birleştirmekti. Büyük altıgen ön ızgara, şekillendirilmiş yan etekler ve arka tamponun ortasındaki iki geniş yuvarlak egzoz çıkışı da Turbo ailesiyle kurulan görsel bağı güçlendiriyordu.
Farların içinde sekiz ayrı LED vurgu, siyah sis farı çerçeveleri ve mat yüzeyli gövde ayrıntıları kullanıldı. Ön ve arka tekerleklerin farklı renklerde olması, otomobilin iki ayrı karakter taşıdığı fikrini dış görünüşte de sürdürdü. Standart modelin sıra dışı kapı yerleşimi hakkında ek bağlam için Hyundai Veloster gövde tasarımı kaydı incelenebilir. C3 çalışması bu temel düzeni değiştirmeden, tavan ve bagaj bölümünün kullanım biçimini yeniden yorumladı.
Kabin malzemeleri ve konsept yaklaşımı
Kabinde siyah ve kırmızı renklerin devam etmesi dış tasarımla bütünlük sağladı. Kaykay parçalarından yapılan zemin, geri dönüştürülmüş malzemenin yalnızca gizli bir yapı elemanı olarak değil, görünen bir tasarım öğesi olarak kullanılabileceğini gösterdi. Kumaş tavan için yumuşak yan yüzeyli reklam ve yük römorklarından esinlenilmesi de günlük şehir nesnelerinin otomobil tasarımına aktarılması fikrini destekledi. Bu ayrıntılar, aracın yalnızca tavan mekanizmasıyla değil, malzeme seçimi ve renk dağılımıyla da kişiselleştirme temasını taşımasını sağladı.
Hyundai Veloster C3 Roll Top Concept, üretim otomobilinin ölçü ve kapı düzenini tamamen terk etmeden yeni bir kullanım senaryosu kurmasıyla dikkat çekti. Tasarım ekibi, Veloster Turbo’nun performans kimliğini korurken arka bölümü spor ekipmanı taşıyabilecek daha açık bir yapıya dönüştürdü. Sonuç, cabrio tavanın açık hava hissini ve aşağı açılır arka panelin yükleme kolaylığını tek bir gösterim otomobilinde buluşturan bir konsept oldu.
OopsCars Değerlendirmesi
Hyundai Veloster C3 Roll Top Concept, ilk nesil Veloster’ın asimetrik gövdesini değiştirmeden tavan ve yük alanı üzerinden yeni bir kullanım fikri geliştirmesi nedeniyle arşiv değeri taşıyor. Çift yönlü kumaş tavan, açılır arka panel ve kullanılmış kaykaylardan hazırlanan zemin, otomobili yalnızca görsel bir fuar çalışması olmaktan çıkarıp işlev ve malzeme denemelerinin birlikte görülebildiği özgün bir tasarım kaydına dönüştürüyor.