2016 BMW 7 Series, BMW’nin altıncı nesil amiral gemisi sedanı olarak 10 Haziran 2015’te tanıtıldı ve ABD pazarı için 2016 model yılıyla duyuruldu. BMW’nin dönem basın bülteni, yeni neslin hafif yapı, sürüş teknolojileri, konfor ve bağlantı sistemleri üzerinde yoğunlaştığını belirtiyor. ABD lansmanında 740i ve 750i xDrive versiyonları öne çıkarken, gövde yapısında karbon fiber takviyeli plastik, yüksek dayanımlı çelik ve alüminyumun birlikte kullanıldığı Carbon Core yaklaşımı yeni neslin temel teknik özelliklerinden biri oldu.
2016 BMW 7 Series ve Carbon Core gövde
BMW, yolcu hücresinde karbon fiber takviyeli plastik kullanımını çelik ve alüminyumla birleştirdi. Marka bu yapıyı Carbon Core adıyla tanımladı ve önceki nesle göre ağırlığın azaltıldığını, yolcu hücresinin burulma ve eğilme rijitliğinin artırıldığını açıkladı. Kapılar ile bagaj kapağında alüminyum kullanılması da hafif yapı programının parçaları arasındaydı. Bu yaklaşım BMW i modellerinin karbon fiber üretimindeki deneyiminin daha büyük hacimli bir lüks sedana taşınması açısından da dönem için dikkat çekiciydi.

Dış tasarımda büyük böbrek ızgarası, ızgaraya kadar uzanan far grupları ve yatay gövde çizgileri öne çıkıyor. BMW, bu nesilde hava ihtiyacına göre açılıp kapanan Active Kidney Grille sistemini de kullandı. Ön çamurluk çevresindeki Air Breather ve ön tampondaki Air Curtain çözümleri, tekerlek çevresindeki hava akışını yönetmek için geliştirildi. Galerideki fotoğraflar bu detayların yanı sıra otomobilin uzun kaputunu, kısa ön çıkıntısını ve arkaya doğru uzanan sedan siluetini açık biçimde gösteriyor.

740i ve 750i xDrive motorları
ABD lansmanında 740i, 3,0 litrelik sıralı altı silindirli BMW TwinPower Turbo benzinli motorla sunuldu. BMW bu motor için 320 HP güç değeri açıkladı. 750i xDrive ise 4,4 litrelik çift turbo V8 motor ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle konumlandırıldı; dönem basın bültenindeki güç değeri 445 HP idi. Her iki motor ailesi de sekiz ileri Steptronic otomatik şanzımanla birlikte yeni neslin performans ve verimlilik hedefini taşıyordu.
Bu iki versiyon aynı model ailesinin farklı güç ve çekiş düzenlerini temsil ediyor. 740i arkadan itişli altı silindirli giriş seçeneği olarak öne çıkarken, 750i xDrive V8 motoru dört tekerlekten çekişle birleştirdi. OopsCars arşivindeki diğer BMW sedanlarıyla dönemsel karşılaştırma için 2016 BMW 3 Series F30 LCI, daha büyük coupe temelli lüks sınıf için 2015 BMW 6 Series Gran Coupe ve aynı markanın kompakt sınıf yenilemesi için BMW 1 Series F20 LCI kayıtları kullanılabilir.

Havalı süspansiyon ve şasi sistemleri
2016 BMW 7 Series, ön ve arka akslarda seviye ayarlı havalı süspansiyonu standart olarak aldı. BMW’nin teknik açıklamasında bu sistem Dynamic Damper Control ile birlikte tanımlanıyor. Sürücü, Driving Dynamics Control üzerinden COMFORT, COMFORT+, SPORT, ECO PRO ve ADAPTIVE modları arasında seçim yapabiliyordu. Otomobilin yüksekliği de belirli koşullarda ayarlanabiliyor; sistem bozuk zemin için gövdeyi yükseltebiliyor, yüksek hızdaki SPORT kullanımında ise otomobili alçaltabiliyordu.
Opsiyonel Integral Active Steering sistemi ön tekerleklerin değişken direksiyon oranını arka tekerlek yönlendirmesiyle birleştiriyordu ve bu nesilde xDrive ile birlikte de sunulabiliyordu. Active Comfort Drive with Road Preview ise havalı süspansiyon ve adaptif amortisörleri yol bilgileriyle birlikte yöneten daha gelişmiş bir şasi seçeneğiydi. Bu sistemlerin her biri tüm versiyonlarda standart değildi; bu nedenle temel havalı süspansiyon ile opsiyonel aktif şasi donanımlarını birbirinden ayırmak gerekiyor.

Kabin teknolojileri ve arka yaşam alanı
Yeni nesilde iDrive 5.0 dokunmatik ekranla birlikte sunuldu ve Gesture Control, belirli el hareketleriyle ses düzeyi veya telefon çağrıları gibi işlevlerin kontrol edilmesine izin verdi. ABD basın bülteni ayrıca 12,3 inç dijital gösterge panelini, dört bölgeli otomatik klimayı ve kablosuz şarjı donanım listesinde öne çıkarıyor. Opsiyonel 7 inç Touch Command Tablet ise arka bölümde koltuk, aydınlatma, klima, eğlence ve navigasyon işlevlerinin kontrolü için kullanılabiliyordu.

Arka yolcu konforu tarafında Luxury Rear Seating ve Rear Executive Lounge paketleri ayrı seçenekler olarak sunuldu. Executive Lounge düzeninde ön yolcu koltuğu ileri taşınabiliyor, arka koltuk sırtlığı daha fazla yatırılabiliyor ve katlanabilir ayak dayanağı ile masa eklenebiliyordu. Panoramic Sky Lounge LED tavan da opsiyonel donanımlar arasındaydı. Bu özellikler, 2016 BMW 7 Series modelinin yalnızca sürücü odaklı bir teknik yenileme olmadığını, arka koltuk kullanımını da ürün geliştirmesinin önemli bir parçası haline getirdiğini gösteriyor.

OopsCars Değerlendirmesi
2016 BMW 7 Series, altıncı nesilde büyük lüks sedan formunu korurken Carbon Core gövde, standart havalı süspansiyon ve yeni nesil iDrive işlevleriyle teknik açıdan belirgin bir değişim geçirdi. Arşiv değeri özellikle BMW’nin karbon fiber deneyimini geleneksel 7 Series yapısına taşıması ve sürücü ile arka yolcu teknolojilerini aynı otomobilde yoğunlaştırmasıyla öne çıkıyor.