Volkswagen Touareg, üçüncü nesliyle markanın büyük SUV sınıfındaki teknoloji vitrini olarak yeniden konumlandırıldı. Volkswagen’in 4 Mayıs 2018 tarihli resmî tanıtım dosyası bu nesli yeni yüksek teknoloji amiral gemisi olarak tanımlıyor ve dijital kokpit, sürüş destek sistemleri, daha hafif gövde ve büyüyen bagaj hacmini temel yenilikler arasında sıralıyor. OopsCars arşivindeki bu kayıt da aynı neslin dış ve iç tasarımını gösteren dönem görsellerini bir araya getiriyor.

Volkswagen Touareg üçüncü nesil dönüşümü
Üçüncü nesildeki değişim yalnızca dış tasarımla sınırlı değildi. Volkswagen, alüminyum ve çeliğin birlikte kullanıldığı gövdenin önceki yapıya göre 106 kg daha hafif olduğunu ve bagaj hacminin 113 litre arttığını açıkladı. Ekim 2018 tarihli Almanya teknik verilerinde bagaj hacmi 810 litre olarak veriliyor. Aynı veri setinde araç 1.984 mm genişliğinde, 1.717 mm yüksekliğinde ve 2.894 mm dingil mesafesine sahip. Uzunluk donanıma bağlı olarak 4.878 ile 5.008 mm arasında belirtiliyor.

Bu gövde, önceki nesille karşılaştırma yapmak isteyenler için OopsCars arşivindeki 2015 Volkswagen Touareg makyajı kaydıyla birlikte okunabilir. Model tarihindeki daha eski özel seri yaklaşımı ise Touareg Edition X sayfasında görülebilir. Böylece üçüncü neslin daha dijital ve teknoloji odaklı karakteri, önceki Touareg çizgileriyle aynı arşiv içinde karşılaştırılabilir.
Teknik tabloda standart süspansiyonla verilen azami hız 231 PS sürümde 218 km/sa, 286 PS sürümde 235 km/sa. Havalı süspansiyonlu araçlar için aynı değerler sırasıyla 221 ve 238 km/sa olarak listeleniyor. Dönüş çapı standart direksiyon düzeninde 12,19 metre, dört tekerlekten yönlendirme bulunan araçlarda 11,19 metre. Bu rakamlar Volkswagen’in Almanya ürün gamına ait 2018 teknik verileridir ve başka pazarlardaki motor, donanım veya homologasyon seçeneklerine doğrudan genellenmemelidir.

Volkswagen Touareg motor ve dört çeker sistemi
Volkswagen’in 24 Ekim 2018 tarihli Almanya teknik tablosunda iki V6 TDI seçeneği yer alıyor. 2.969 cc dizel motorun 170 kW ve 231 PS üreten sürümü 500 Nm, 210 kW ve 286 PS üreten sürümü ise 600 Nm azami tork sağlıyor. Her iki motor da sekiz ileri otomatik şanzıman ve 4MOTION dört çeker sistemiyle eşleştirilmiş. Aynı kaynak 231 PS sürüm için 0–100 km/sa hızlanmasını 7,5 saniye, 286 PS sürüm için 6,1 saniye olarak veriyor.

4MOTION sistemi için yayımlanan ayrı teknik açıklamada, üçüncü nesilde sürekli dört çeker düzeninin standart olduğu ve sekiz ileri otomatik şanzımanla birlikte çalıştığı belirtiliyor. Merkez diferansiyel, sürüş koşullarına göre çekiş kuvvetinin en fazla yüzde 70’ini ön aksa veya yüzde 80’ini arka aksa aktarabiliyor. Bu değerler, sistemin çalışma sınırlarını tanımlayan resmî teknik veriler; belirli bir yol koşulunda sürüş sonucu veya tutunma garantisi olarak yorumlanmamalı.

Dijital kokpit ve donanım yaklaşımı
Volkswagen, üçüncü neslin kabininde Innovision Cockpit adını verdiği dijital yapıyı öne çıkardı. Resmî tanıtım dosyasında dijital gösterge ekranı ile bilgi ve eğlence sisteminin tek bir kullanım alanı halinde bütünleşmesi, bu neslin temel yeniliklerinden biri olarak anlatılıyor. Aynı dosya Night Vision, LED matrix farlar, dört tekerlekten yönlendirme ve aktif yalpa dengeleme gibi sistemleri de donanıma bağlı teknolojiler arasında sayıyor. Bu ekipmanların pazar ve versiyona göre değişebildiği özellikle belirtiliyor.

Sonraki yıllarda aynı üçüncü nesil temeli üzerinde daha farklı güç aktarma seçenekleri de geliştirildi. OopsCars arşivindeki Touareg R kaydı, model ailesinin daha sonraki performans odaklı yönünü ayrı bir içerikte gösteriyor. Buradaki araç ise 2018’de tanıtılan üçüncü neslin ilk dönem tasarım ve teknoloji yaklaşımını temsil ediyor; bu nedenle yayın tarihi ile model yılı birbirine karıştırılmamalı.

OopsCars Değerlendirmesi
Volkswagen Touareg üçüncü nesilde daha büyük bir bagaj, daha hafif gövde, V6 motorlar, sürekli dört çeker sistemi ve belirgin biçimde dijitalleşen bir kabin anlayışını aynı platformda bir araya getirdi. Arşiv açısından bu nesil, Touareg’in geleneksel büyük SUV yapısından vazgeçmeden ekran ve sürüş destek teknolojilerini tasarımın merkezine taşıdığı dönemi göstermesiyle önem taşıyor.