Mazda MX-5 Speedster, Mazda North American Operations tarafından 2015 SEMA Show için hazırlanan iki hafif MX-5 yorumundan biriydi. Las Vegas’ta 3 Kasım 2015’te tanıtılan Speedster, aynı etkinlikte gösterilen MX-5 Spyder’dan daha çıplak ve daha radikal bir açık hava yaklaşımı benimsedi. Mazda’nın dönem açıklaması, iki konseptin de yeni dördüncü nesil 2016 MX-5 Miata tabanında geliştirildiğini ve seri üretim donanım seviyeleri yerine tasarım ile hafiflik fikirlerini göstermek amacı taşıdığını ortaya koyuyor.
Mazda MX-5 Speedster SEMA Konsepti
Speedster’ın en belirgin değişikliği geleneksel ön camın kaldırılmasıydı. Mazda bunun yerine küçük bir rüzgâr deflektörü kullandı ve otomobili 1950’lerin minimalist açık spor otomobillerini hatırlatan bir fikir etrafında şekillendirdi. Blue Ether adı verilen konsept rengi, alçak gövde ve açık kokpit bu yaklaşımın görsel tarafını oluşturuyordu. Dönemin MotorTrend haberi de otomobilin SEMA’daki tanıtımını, ön camsız düzenini ve ağırlık azaltma hedefini Mazda’nın açıklamasıyla aynı çerçevede aktardı.

Hafiflik ve Açık Gövde Yaklaşımı
Mazda, konseptin hafifletilmesi için yalnızca tavan ve ön cam gibi büyük parçalarla yetinmedi. Karbon fiber kapılar, MX-5 için özel geliştirilen karbon fiber Mu-Len Delta koltuklar ve Alcantara kaplamalı sadeleştirilmiş kabin de projeye dahil edildi. Resmî teknik listede Speedster’ın ağırlığı 2.080 lb olarak veriliyor. Bu değer yaklaşık 943 kg’a karşılık geliyor. Mazda ayrıca kullanılan hafif malzemelerin standart otomobile göre 250 lb’den fazla, yani yaklaşık 113 kg ağırlık azaltımına katkı sağladığını belirtiyor.
Bu yaklaşım Speedster’ı yalnızca görsel olarak farklılaştıran bir tasarım çalışması olmaktan çıkarıp hafiflik fikrinin parça düzeyinde ele alındığı bir SEMA otomobiline dönüştürüyordu. Ancak bu donanımların seri üretim MX-5 için fabrika paketi olarak sunulduğuna dair bir ifade resmî açıklamada yer almıyor. Bu nedenle karbon fiber kapılar, özel koltuklar ve ön camsız gövde Speedster konseptine özgü uygulamalar olarak değerlendirilmelidir.

Motor Fren Süspansiyon ve Tekerlekler
Resmî Mazda teknik listesine göre konseptte 2.0 litre hacimli SKYACTIV-G, DOHC, 16 supaplı ve değişken supap zamanlamalı dört silindirli benzinli motor bulunuyordu. Mazda bu SEMA açıklamasında Speedster için ayrı bir güç veya tork değeri vermedi; bu nedenle seri üretim MX-5’in başka pazarlardaki motor çıktıları konseptin değeriymiş gibi aktarılmamalıdır. Otomobilin amacı motor gücünü yükseltmekten çok hafiflik, açık gövde ve şasi bileşenleri üzerinden farklı bir MX-5 yorumu oluşturmaktı.
Şasi tarafında KW ayarlanabilir coilover süspansiyon kullanıldı ve gövde, seri üretim otomobilin teknik konumuna göre 30 mm alçaltıldı. Ön frenlerde havalandırmalı disklerle çalışan dört pistonlu Brembo kaliperler yer aldı. 16 x 8 inç ölçüsündeki özel RAYS 57 Extreme Gram Lights jantların ofseti 45 mm olarak açıklandı; jantlara 225/50 R16 ölçüsünde Kumho Ecsta V710 lastikler eşlik etti. Racing Beat orta çıkışlı egzoz da konseptin listelenen donanımları arasındaydı.

MX-5 Ailesi İçindeki Yeri
Speedster, Mazda’nın aynı etkinlik için hazırladığı daha klasik roadster yorumlu MX-5 Spyder konsepti ile birlikte değerlendirildiğinde iki farklı hafiflik yaklaşımını gösteriyor. OopsCars arşivindeki dördüncü nesil Mazda MX-5 kaydı seri üretim otomobilin temelini, MX-5 Speedster Evolution kaydı ise Speedster fikrinin daha sonraki bir yorumunu karşılaştırmak için kullanılabilir.
Mazda MX-5 Speedster bu nedenle bağımsız bir seri üretim modelden çok, dördüncü nesil MX-5’in ne kadar sadeleştirilebileceğini araştıran bir tasarım ve mühendislik gösterisi olarak önem taşıyor. Resmî açıklamadaki teknik liste; motor, fren, süspansiyon, jant, lastik ve ağırlık verilerini somut biçimde ortaya koyarken, konseptin üretime geçeceğine dair bir taahhüt vermiyor.
OopsCars Değerlendirmesi
Mazda MX-5 Speedster, MX-5’in hafif roadster fikrini yalnızca stil üzerinden değil, ön camın kaldırılması, karbon fiber parçalar ve hafif şasi bileşenleriyle somutlaştıran dikkat çekici bir SEMA çalışmasıydı. Arşiv açısından değeri, dördüncü nesil MX-5’in seri üretim sınırlarının dışında Mazda tasarım ekibinin hangi hafiflik fikirlerini denediğini açık biçimde göstermesinde yatıyor.