Ford GT Le Mans, Ford’un GT yarışlarına dönüşünü temsil eden ve 12 Haziran 2015’te Le Mans’ta tanıtılan fabrika yarış otomobili projesiydi. Ford, otomobili yeni Ford GT yol otomobilini temel alan bir yarış aracı olarak açıkladı ve programın LM GTE Pro sınıfında yürütüleceğini duyurdu. Açıklamanın merkezinde yalnızca geçmişe gönderme yapan bir tasarım değil, dayanıklılık yarışları için geliştirilen aerodinamik, hafif kompozit yapı ve EcoBoost motor teknolojisi bulunuyordu.

Ford GT Le Mans yarış programı
Ford’un 2015 tarihli resmî duyurusuna göre yarış programı 2016’da hem FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası hem de TUDOR United SportsCar Championship takvimlerinde yer alacaktı. Program Chip Ganassi Racing with Felix Sabates tarafından yürütülecek, Le Mans için iki takım ve toplam dört otomobillik katılım hedeflenecekti. Motorsport.com’un dönem haberi de yeni yarış otomobilinin ilk yarışının Ocak 2016’daki Daytona 24 Saat olacağını aktardı. Böylece Ford, Le Mans dönüşünü tek yarışlık bir gösteri yerine daha geniş bir dayanıklılık programının parçası olarak kurdu.

Yarış otomobilinin teknik yapısı
Ford GT Le Mans yarış otomobilinde 3,5 litrelik çift turbo EcoBoost V6 motor kullanıldı. Ford, yarış motorunun geliştirilmesinde Roush Yates Engines desteğini açıkça belirtti. Aynı duyuruda gelişmiş aerodinamik çözümler, yüksek yere basma kuvvetini düşük sürüklemeyle birleştirme hedefi ve karbon fiber içeren hafif kompozit yapı öne çıkarıldı. Üretici açıklaması, bu yapının hafif ve rijit bir şasi oluşturmayı amaçladığını söylüyordu. Haziran 2015 duyurusunda yarış otomobili için kesin güç değeri verilmediği için arşiv kaydında sonradan farklı kaynaklardan türetilmiş bir HP rakamı kullanılmıyor.

Otomobilin geliştirme ortakları arasında Multimatic Motorsports ve Roush Yates Engines de yer aldı. Ford, proje duyurusunda ayrıca Michelin, Brembo, Sparco ve Castrol gibi yarış programı ortaklarını sıraladı. Bu ayrıntılar Ford GT’nin yol otomobilinden türetilmiş bir yarış versiyonu olduğunu, ancak programın pist kullanımına özel geliştirme ve test çalışmalarıyla ilerlediğini gösteriyor. Burada yol otomobilinin pazara sunulan teknik verileri ile yarış aracının homologasyon ve yarış ayarları birbirine karıştırılmıyor.

Le Mans dönüşünün tarihsel çerçevesi
Ford’un dönüş planı, markanın 1966 Le Mans 24 Saat yarışındaki ilk genel zaferinin ellinci yılına göre şekillendirildi. Resmî Ford kaydı, GT40 yarış otomobillerinin 1966’da ilk üç sırayı aldığını ve Ford’un Le Mans zaferlerini 1967, 1968 ve 1969’da da sürdürdüğünü belirtiyor. Yeni yarış programının 2016’ya konumlandırılması bu tarihsel bağın açık bir parçasıydı. Ford GT Le Mans projesinin dönem açısından önemi de burada ortaya çıkıyor çünkü tanıtım yalnızca yeni bir otomobilin duyurusu değil, Ford’un uzun bir aradan sonra fabrika destekli GT dayanıklılık yarışlarına dönüşünün ilanıydı.

Programın sonraki sonucu da tarihsel kaydı tamamlıyor. Ford’un 19 Haziran 2016 tarihli açıklamasına göre 68 numaralı Ford Chip Ganassi Racing Ford GT, Sébastien Bourdais, Joey Hand ve Dirk Müller ile LM GTE Pro sınıfını kazandı. 69 numaralı Ford GT aynı sınıfta üçüncü oldu. Bu sonuç, 2015’te duyurulan dönüş planının ertesi yıl Le Mans’ta sınıf zaferine ulaşması anlamına geldi.

Ford GT çevresindeki OopsCars arşivi
Bu yarış otomobilini dönemindeki farklı performans projeleriyle birlikte okumak isteyenler OopsCars arşivindeki Nissan GT-R LM NISMO Le Mans yarış otomobili kaydına da bakabilir. Yol otomobili tarafındaki çağdaş performans yaklaşımı için ise Mercedes-AMG GT arşiv sayfası aynı dönemin farklı bir örneğini sunuyor. Bu bağlantılar Ford’un yarış programıyla teknik eşdeğerlik iddiası taşımıyor; yalnızca OopsCars arşivindeki yakın dönem performans otomobillerine geçiş sağlıyor.

OopsCars Değerlendirmesi
Ford GT Le Mans, yeni nesil Ford GT’nin yalnızca yol otomobili olarak değil, başlangıçtan itibaren küresel GT dayanıklılık yarışlarına dönüş hedefiyle geliştirildiğini gösteren önemli bir dönem kaydıdır. 2015 duyurusundaki teknik çerçeve ile 2016 Le Mans sınıf zaferi birlikte değerlendirildiğinde otomobil, Ford’un GT40 mirasını çağdaş EcoBoost ve kompozit yapı teknolojileriyle yeniden yarış programına taşıdığı somut bir köprü oluşturur.