Nissan IDS Concept, 28 Ekim 2015 tarihinde Tokyo Motor Show kapsamında Nissan’ın elektrikli otomobil ve otonom sürüş için geliştirdiği gelecek vizyonunu göstermek üzere tanıtıldı. Seri üretim bir modelden çok teknoloji ve tasarım çalışması olarak hazırlanan otomobil, sürücünün kontrolü elinde tuttuğu kullanım ile aracın sürüş görevlerini üstlendiği kullanım arasında geçiş yapılabilen iki farklı düzen üzerine kuruldu. Nissan bu yaklaşımı sıfır emisyonlu elektrikli ulaşım ile akıllı sürüş teknolojilerini aynı konseptte buluşturan bir çalışma olarak sundu.

Nissan IDS Concept Teknoloji Vizyonu
Konseptin temel fikri Piloted Drive ve Manual Drive adlı iki kullanım biçimiydi. Piloted Drive seçildiğinde araç hızlanma, frenleme ve viraj alma görevlerini üstleniyor; Nissan’ın açıklamasına göre sistem sürücünün alışkanlıklarını ve tercihlerini öğrenerek sürüş karakterini buna göre uyarlamayı amaçlıyordu. Manual Drive seçildiğinde ise kontrol sürücüde kalıyor, buna karşılık aracın sensörleri çevreyi izlemeye devam ediyor ve gerektiğinde destek sağlamak üzere çalışıyordu. Buradaki amaç sürücüyü tamamen devreden çıkarmaktan çok, insan ile otomasyon arasındaki rol dağılımını değiştirilebilir hale getirmekti.


Piloted Drive ve Manual Drive
İki sürüş modu yalnızca yazılımsal bir tercih değildi; kabinin fiziksel düzeni de değişiyordu. Piloted Drive etkinleştirildiğinde direksiyon simidi gösterge panelinin içine çekiliyor, geniş bir ekran ortaya çıkıyor ve dört koltuk iletişimi kolaylaştıracak biçimde hafifçe içe dönüyordu. Araçla etkileşimde yapay zeka, sesli komutlar ve hareketler öngörülmüştü. Manual Drive modunda ise koltuklar tekrar ileri bakıyor, direksiyon ile sürüş göstergeleri sürücünün önüne geliyor ve baş üstü gösterge üzerinden rota gibi bilgiler sunuluyordu. Nissan bu iki kabin durumunu, otonom sürüşte yolcuların birbirleriyle daha fazla iletişim kurabildiği ve manuel kullanımda sürücünün tekrar merkeze geçtiği iki ayrı deneyim olarak tarif etti.


Elektrikli Yapı ve Aerodinamik
Nissan IDS Concept için 60 kWh kapasiteli bir batarya açıklandı. Nissan aynı zamanda tam karbon fiber gövdenin yüksekliğini 1.380 mm ile sınırladığını ve düşük gövde yapısını aerodinamik direnci azaltma hedefiyle kullandığını belirtti. Büyük çaplı ancak dar tabanlı lastikler de aerodinamik verimlilik yaklaşımının parçasıydı. Şirketin Nisan 2016’da Çin pazarı için yayımladığı sonraki tanıtım metninde konsept için 550 km’ye kadar sürüş mesafesi ifadesi kullanıldı. Bu rakam konsept için Nissan’ın dönem iletişimindeki hedef değeridir; seri üretim bir homologasyon verisi olarak değerlendirilmemelidir.



İç Mekan ve Dış İletişim
Konseptin dikkat çekici taraflarından biri, otonom sürüşün yalnızca araç içi kumandalarla ele alınmamasıydı. Nissan gövdenin yanındaki ışıklı çizgiyi Intention Indicator adı verilen bir iletişim elemanı olarak tanımladı. Bu bölüm yayalar veya bisikletliler yakındayken aracın onları algıladığını belirtmek için renk değiştiriyordu. Ön camın alt bölümündeki dışa dönük ekran da yayalara kısa mesajlar gösterebilecek şekilde tasarlanmıştı. Böylece otomobilin çevresindeki insanlara niyetini aktarması, konseptin otonom sürüş yaklaşımının bir parçası haline getirildi.



Konseptin Nissan İçindeki Yeri
IDS çalışması, Nissan’ın o dönemde elektrikli araç ile sürüş otomasyonu konularını tek bir tasarım anlatısında birleştirdiği önemli gösterim araçlarından biriydi. Şirket daha sonra konsepti 2016 Pekin Otomobil Fuarı iletişiminde de sergiledi ve onu otonom sürüş vizyonunun temsilcisi olarak konumlandırdı. OopsCars arşivinde daha sonraki elektrikli konsept çalışmalarını karşılaştırmak için Audi A6 Avant e-tron konsepti ve Porsche Mission E Cross Turismo konsepti de farklı markaların elektrikli gelecek yaklaşımını gösteren örnekler arasında yer alıyor.
OopsCars Değerlendirmesi
Nissan IDS Concept, yalnızca batarya kapasitesiyle değil, otomasyon devreye girdiğinde fiziksel olarak değişen kabini ve çevredeki insanlarla iletişim kurmayı hedefleyen dış tasarım öğeleriyle döneminin dikkat çekici konseptlerinden biri oldu. Seri üretim otomobil gibi ele alınmaması gereken çalışma, Nissan’ın elektrikli ulaşım ile sürücü destek teknolojilerini aynı gelecek senaryosunda nasıl birleştirdiğini gösteren güçlü bir arşiv kaydı niteliğinde.