Audi TT offroad concept, TT ailesinin coupe çizgilerini dört kapılı kompakt bir crossover gövdesiyle birleştiren bir gösterim otomobiliydi. Audi, aracı 19 Nisan 2014 tarihinde Pekin Uluslararası Otomobil Fuarı kapsamında tanıttı. Resmî açıklamada bu çalışma, gelecekte TT ailesinin hangi yönlere genişleyebileceğini anlatan bir tasarım ve teknoloji araştırması olarak konumlandırıldı. Bu nedenle araç, doğrulanmış bir seri üretim modeli veya belirli bir model yılına bağlı satış versiyonu olarak değil, markanın o dönemdeki tasarım ve elektrifikasyon yaklaşımını gösteren bir konsept olarak değerlendirilmelidir.
Audi TT offroad concept Tanıtımı ve Konumu
Konseptin gövdesi 4,39 metre uzunluğa, 1,85 metre genişliğe ve 1,53 metre yüksekliğe sahipti. Dingil mesafesi 2,63 metre olarak açıklandı. Bu ölçüler aracı dönemin Audi Q3 modeline yakın bir sınıfa yerleştirirken daha alçak tavanı, eğimli arka bölümü ve kısa gövde çıkıntıları TT ailesine özgü daha sportif oranlar oluşturuyordu. Dört kapılı yapı ve dört ayrı koltuk, coupe görünümünün yanında daha kullanışlı bir kabin düzeni hedeflendiğini gösteriyordu.
Ön bölümde yatay çizgiler, geniş Singleframe ızgara ve Matrix LED farlar öne çıkıyordu. Sonora sarısı gövde rengi, gri tekerlek çevreleri ve eşik kaplamalarıyla karşıtlık oluşturuyordu. 21 inç jantlar 255/40 ölçüsünde lastiklerle eşleştirilmişti. Yan profilde yükselen omuz çizgisi, geriye doğru alçalan tavan ve belirgin çamurluk hacimleri, TT tasarım dilini daha yüksek bir gövdeye uyarlıyordu. Arka bölümde yatay ışık ve yüzey düzeni otomobilin genişliğini vurgularken iki yuvarlak egzoz çıkışı içten yanmalı motorun da sistemde yer aldığını açıkça gösteriyordu.
Plug in Hibrit Güç Aktarma Sistemi
Audi TT offroad concept için açıklanan güç aktarma sistemi bir 2.0 TFSI benzinli motor ile iki elektrik motorunu bir araya getiriyordu. Benzinli motor 215 kW ve 380 Nm üretiyordu. Altı ileri S tronic şanzımana entegre edilen ön elektrik motoru 40 kW ve 220 Nm, arka aksı bağımsız biçimde tahrik eden ikinci elektrik motoru ise 85 kW ve 270 Nm sağlıyordu. Sistemin toplam gücü 300 kW, toplam torku 650 Nm olarak verildi.
Audi’nin dönem verilerine göre gösterim otomobili 0–100 km/sa hızlanmasını 5,2 saniyede tamamlıyor ve elektronik olarak sınırlandırılmış 250 km/sa azami hıza ulaşıyordu. EV modunda ön taraftaki içten yanmalı motor ve ön elektrik ünitesi devre dışı kalıyor, otomobil arka elektrik motoruyla ilerliyordu. Hibrit modda üç güç kaynağı ihtiyaca göre birlikte çalışıyor, sportif kullanımda ise arka elektrik motoru hızlanmaya ek destek sağlıyordu. Bu düzen, gerektiğinde ön ve arka akslar arasında elektriksel olarak dört tekerlekten çekiş oluşturabiliyordu.
Batarya ve Şarj Teknolojisi
Sıvı soğutmalı lityum iyon batarya arka aksın önünde konumlandırılmış ve 12 kWh enerji kapasitesine sahipti. Audi, yalnızca elektrikle 50 kilometreden fazla menzil ve elektrikli kullanımda 130 km/sa azami hız açıklamıştı. Toplam menzil için verilen değer 880 kilometreydi. Bu rakamlar bir konsept otomobilin dönemsel test ve geliştirme verileridir; güncel ölçüm çevrimleriyle veya daha sonra satışa çıkan seri üretim plug in hibritlerle doğrudan karşılaştırılmamalıdır.
Kablolu şarjın yanında Audi Wireless Charging adlı endüktif sistem de gösterildi. Park alanına yerleştirilen bobinli plaka, araç tabanındaki alıcıyla manyetik alan üzerinden enerji aktaracak şekilde tasarlanmıştı. Audi Technology Portal kaydı sistemin 3,3 kW aktarım sağladığını ve şarjın araç doğru konuma geldiğinde otomatik başladığını belirtiyor. Bu teknoloji konseptin elektrikli menzilinden bağımsız olarak, Audi’nin temas gerektirmeyen şarj çözümleri üzerinde çalıştığı dönemi belgeliyor.
Kabin ve Dijital Donanımlar
İç mekân yeni nesil TT’nin sürücü odaklı düzenini daha geniş, dört kişilik bir kabine taşıyordu. 12,3 inç Audi virtual cockpit ekranı sürüş bilgileri, navigasyon ve hibrit sistemin enerji akışını sürücünün önünde topluyordu. Konseptte ayrıca araç içinde ve dışında kullanılabilen üç taşınabilir ekran, LTE bağlantısı ve koltuk başlıklarına yerleştirilen Bang and Olufsen hoparlörleri gösterildi. Bu ayrıntılar seri üretim donanım listesi değil, otomobilin bağlı hizmetler ve kişiselleştirilmiş bilgi ekranları için hazırlanan teknoloji vitrininin parçalarıydı.
Gösterim otomobili iki sürücü destek fikrini de sergiliyordu. Kavşak yardımcısı radar ve geniş açılı kamera verileriyle yandan yaklaşan trafiği izlemek üzere tasarlanmıştı. Çevrim içi trafik ışığı bilgisi ise şehir altyapısından alınan verilerle bir sonraki ışığa yeşilde ulaşmaya uygun hız önerisi sunmayı hedefliyordu. Audi bu sistemleri konsept bağlamında anlattı; dolayısıyla özelliklerin daha sonraki üretim modellerindeki uygulamaları bu araçla birebir aynı kabul edilmemelidir.
Konsept Galerisi
OopsCars galerisindeki Audi TT offroad concept fotoğrafları, Sonora sarısı gösterim otomobilinin dış tasarımını ve dört kişilik kabinini farklı açılardan gösteriyor. Ön ve yan görseller coupe tavan çizgisi ile yüksek gövde arasındaki oranı, arka görüntüler yatay tasarım düzenini, kokpit fotoğrafları ise virtual cockpit odaklı iç mekânı belgeliyor.










Benzer Konsept Çalışmaları
Audi’nin daha sonraki elektrikli tasarım araştırmalarından biri Audi A6 Avant e-tron konsepti oldu. Dört kapılı yüksek performanslı coupe yaklaşımını farklı bir sınıfta ele alan BMW M8 Gran Coupe konsepti ve elektrikli crossover fikrini spor otomobil çizgileriyle birleştiren Porsche Mission E Cross Turismo konsepti de aynı arşiv bağlamında karşılaştırılabilir.
OopsCars Değerlendirmesi
Audi TT offroad concept, tek başına gelecekteki bir üretim modelini kesin olarak haber veren bir araçtan çok, TT tasarım kimliğinin dört kapılı crossover gövdesine nasıl aktarılabileceğini gösteren bir dönem belgesidir. Plug in hibrit sistem, arka aks elektrik motoru, endüktif şarj ve dijital kokpit aynı otomobilde buluştuğu için konsept, Audi’nin 2014 yılındaki tasarım ve elektrifikasyon önceliklerini birlikte okumaya imkân verir.