2017 Ford F-150 Raptor, Ford’un F-150 ailesi içinde yüksek performanslı arazi kullanımına odaklanan ikinci nesil Raptor olarak konumlandı. Ford’un 2016 tarihli resmî duyuruları, aracı 2017 model yılıyla tanımlıyor ve yeni nesilde yüksek çıkışlı 3.5 litre EcoBoost V6 motor, 10 ileri otomatik şanzıman, özel dört tekerlekten çekiş sistemi ve araziye göre ayarlanabilen sürüş modlarını öne çıkarıyor.
Bu nesilde Raptor adı, önceki F-150 SVT Raptor’dan farklı olarak SVT takısı olmadan kullanıldı. 2017 Ford F-150 Raptor için Ford, önceki Raptor’a göre 500 pounda kadar ağırlık azalmasından söz ederken yüksek dayanımlı çelik şasi ile alüminyum alaşımlı gövde parçalarını birlikte kullandığını belirtiyordu. Araç standart F-150’den daha geniş bir gövdeye, Raptor’a özel süspansiyon bileşenlerine ve arazi lastiklerine sahipti.
2017 Ford F-150 Raptor motor ve aktarma sistemi
Ford’un 29 Eylül 2016 tarihli resmî açıklamasına göre yüksek çıkışlı 3.5 litre EcoBoost V6 motor 450 HP güç ve 510 lb-ft tork üretiyordu. Motor, Ford üretimi 10 ileri otomatik şanzımanla eşleştirildi. Aynı açıklama, yeni nesil EcoBoost motorda hem doğrudan hem de port yakıt enjeksiyonunun kullanıldığını, turbo sistemi ve motor içi bazı bileşenlerin de yüksek çıkışlı Raptor uygulaması için geliştirildiğini aktarıyordu.
Aktarma sisteminin önemli parçalarından biri tork ihtiyacına göre ön ve arka akslar arasında güç dağıtabilen transfer kutusuydu. Ford bunu, kavramalı dört tekerlekten çekiş karakteri ile mekanik kilitlemeli 4×4 yapısını bir araya getiren bir çözüm olarak tanımladı. Terrain Management System üzerinden Normal, Sport, Weather, Mud and Sand, Baja ve Rock Crawl olmak üzere altı sürüş modu sunuldu. Modlar gaz tepkisi, şanzıman davranışı, çekiş ve denge kontrolü gibi sistemleri seçilen zemine göre ayarlıyordu.
Raptor şasisi süspansiyonu ve arazi donanımı
Ford’un Raptor SuperCrew duyurusunda şasinin, F-150 ailesindeki en güçlü tam kutu kesitli şasi olarak geliştirildiği ve önceki Raptor’a göre daha fazla yüksek dayanımlı çelik içerdiği belirtiliyor. Gövde tarafında yüksek dayanımlı alüminyum alaşımların kullanılması, Ford’un açıkladığı ağırlık azaltma hedefinin temel parçalarından biriydi. Raptor ayrıca standart F-150’ye göre yaklaşık 6 inç daha geniş gövdeye sahipti.
Süspansiyon sisteminde özel iç bypass teknolojili FOX Racing Shox amortisörler kullanıldı. Ford, yeni amortisör gövdelerinin çapını önceki nesle göre büyüttüğünü ve süspansiyon hareket mesafesini artırdığını belirtiyordu. 17 inç jantlar, BFGoodrich All-Terrain KO2 lastiklerle eşleştirildi. Bu donanımın amacı, Raptor’un düşük hızlı kaya geçişlerinden yüksek hızlı çöl sürüşüne kadar farklı arazi koşullarına uyum sağlamasıydı; bu kullanım alanları Ford’un sürüş modu tanımlarıyla da açık biçimde ayrılıyordu.
SuperCab ve SuperCrew gövde seçenekleri
Yeni nesil Raptor, SuperCab ve dört tam kapılı SuperCrew kabin seçenekleriyle sunuldu. Ford’un resmî SuperCrew duyurusunda bu versiyonun 145 inç dingil mesafesine sahip olduğu, SuperCab’in ise 133 inç dingil mesafesinde kaldığı açıklanıyordu. Uzun dingil mesafesi özellikle arka koltuk yolcuları ve kabin içi kullanım alanı için daha fazla yer sağlıyordu. OopsCars arşivindeki fotoğraflar da bu neslin geniş çamurluklarını, büyük FORD yazılı ön ızgarasını ve pickup gövde oranlarını farklı açılardan belgeleyen bir galeri oluşturuyor.
Raptor’un Ford içindeki geçmişini karşılaştırmak isteyenler 2014 Ford F-150 SVT Raptor kaydına bakabilir. Aynı F-150 ailesinin farklı performans yaklaşımı için 2014 Ford F-150 Tremor, yarış odaklı başka bir arşiv örneği için de Ford F-150 Race Truck sayfası ilgili bağlantılar arasında yer alıyor.
Ford Raptor galerisi
















OopsCars Değerlendirmesi
2017 Ford F-150 Raptor, F-150 tabanını yalnızca görünüm paketiyle farklılaştıran bir versiyon değildi. Yüksek çıkışlı EcoBoost motoru, 10 ileri şanzımanı, özel transfer kutusu, FOX süspansiyonu ve altı modlu arazi yönetim sistemi aynı araçta toplayarak Ford’un Raptor çizgisinde belirgin bir nesil değişimini temsil etti. SuperCab ve SuperCrew seçeneklerinin birlikte sunulması da modelin hem kısa hem uzun kabinli kullanım biçimlerini aynı teknik yaklaşım altında toplamasını sağladı.