nanoFlowcell QUANT F, nanoFlowcell AG’nin akış hücresi temelli elektrikli güç aktarımını yüksek performanslı bir otomobil gövdesinde göstermeyi amaçlayan araştırma ve konsept araçlarından biriydi. Şirket, QUANT E’nin ardından geliştirilen otomobili 3 Mart 2015’te Cenevre Uluslararası Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyeriyle sergiledi. Dönem açıklamalarında QUANT F bir seri üretim otomobilinden çok, yeni güç elektroniği, akış hücresi sistemi ve yüksek performans hedeflerinin birlikte sınandığı dört kişilik bir e spor sedan olarak sunuldu.

nanoFlowcell QUANT F Teknik Yapısı
nanoFlowcell AG’nin 10 Şubat 2015 tarihli duyurusuna göre QUANT F, önceki QUANT E’nin doğrudan devamı olmakla birlikte gövde ve teknik bileşenler açısından kapsamlı biçimde yeniden ele alındı. Şirket, yeni iki kademeli otomatik şanzımanın kendi bünyesinde geliştirildiğini ve akış hücreli elektrikli sistemle birlikte kullanıldığını açıkladı. Aynı kaynakta kısa süreli tepe güç 1.090 PS ve 801,69 kW olarak verildi. Maksimum nominal gerilim 735 V olarak açıklanırken, gelecekte normal çalışma için yaklaşık 400 V seviyesinin hedeflendiği belirtildi. Bu rakamlar, üretim homologasyon verileri değil, geliştirme aşamasındaki konsept için şirket tarafından açıklanan teknik değerlerdi.

Dönem basın açıklaması otomobilin uzunluğunu 5,25 metre, ağırlığını ise 2,3 ton olarak veriyor. Dört kişilik yerleşime sahip gövde, büyük açılan kapıları ve alçak tavan çizgisiyle klasik sedan formundan daha gösterişli bir konsept yaklaşımı taşıyordu. nanoFlowcell ayrıca iki kademeli arka kanadı yeni özellikler arasında saydı. Şirketin tanımında bu parça, yüksek hız ve kuvvetli hızlanma sırasında arka aks üzerindeki aşağı yönlü aerodinamik kuvveti artırmak amacıyla kullanılıyordu.

Açıklanan Performans Değerleri
3 Mart 2015 tarihli dünya prömiyeri açıklamasında nanoFlowcell QUANT F için 0–100 km/sa hızlanma süresi 2,8 saniye olarak verildi. Aynı açıklamada otomobilin tam elektrikli sürüşte 300 km/sa üzerinde hıza ulaşabildiği ve menzilin 800 km’ye kadar çıkabildiği belirtildi. Bu değerlerin şirket beyanı olduğu özellikle önemlidir; dönem kaynakları aracı hâlâ geliştirme aşamasındaki bir konsept olarak ele alıyordu. Bu nedenle performans rakamlarını bağımsız yol testi sonucu ya da müşteriye sunulmuş nihai üretim verisi gibi okumamak gerekir.

New Atlas’ın Cenevre fuarı sonrasındaki dönem incelemesi de aracın dört elektrik motorlu yapısını ve iki ayrı 250 litrelik iyonik sıvı tankını aktarıyordu. Akış hücresi yaklaşımında enerji, pozitif ve negatif yüklü elektrolit sıvılarının sistem içinde dolaştırılmasıyla elektrik üretimine dönüştürülüyordu. Bu düzen, QUANT F’nin dönemin yaygın bataryalı elektrikli otomobillerinden ayrıldığı temel araştırma alanıydı. Ancak nanoFlowcell’in laboratuvar ve konsept düzeyindeki iddiaları ile seri üretim otomobillerinde doğrulanmış tüketim veya kullanım sonuçlarını birbirinden ayırmak gerekir.

Cenevre Sunumu ve QUANT Ailesi
nanoFlowcell, Cenevre’de QUANT F ile birlikte daha küçük QUANTiNO konseptini de dünya prömiyeri olarak tanıttı. İki araç aynı akış hücresi araştırma programının farklı ölçeklerini temsil ediyordu. QUANT F yüksek güç ve uzun menzil iddialarının öne çıkarıldığı büyük spor sedan yaklaşımını taşırken, QUANTiNO daha düşük voltajlı bir sistem üzerinde şekillendirildi. OopsCars arşivinde aynı dönemin küçük kardeş modeli için hazırlanan NANOFLOWCELL QUANTINO Concept sayfası da bulunuyor.

QUANT F’nin tarihsel önemi, yalnızca yüksek güç rakamında değil, akış hücresi teknolojisinin otomotivde nasıl paketlenebileceğini göstermeyi amaçlayan büyük ölçekli bir demonstratör olmasında yatıyor. Dönemin elektrikli konseptleri farklı enerji depolama ve gövde çözümlerini araştırıyordu. Daha sonraki yıllardan başka bir elektrikli konsept örneği olarak OopsCars’taki Concept BMW i4 kaydı, farklı bir üreticinin bataryalı elektrikli yaklaşımını arşiv bağlamında karşılaştırmalı okumaya imkân veriyor.

Tasarımın Arşiv Değeri
nanoFlowcell QUANT F görselleri, otomobilin teknik iddiaları kadar gövde oranlarını da belgeleyen bir dönem kaydı niteliğinde. 5,25 metrelik uzunluk, geniş ve alçak duruş, büyük kapılar ve dikkat çekici kırmızı gövde rengi, fuar otomobilinin sergileme odaklı karakterini belirginleştiriyor. Basın materyalinde ön aydınlatma tasarımı için QUANTeYES adı kullanılmış, iki kademeli arka kanat da yeni gövde özelliklerinden biri olarak gösterilmişti. Bunlar konseptin Cenevre sunumundaki tasarım kimliğinin doğrudan parçalarıydı.

Seri üretim düzeyine geçiş konusunda ise dönem açıklamaları daha temkinli okunmalı. nanoFlowcell, iç mekân geliştirmeleri ve homologasyon hazırlıklarından söz etse de bu kaynaklar QUANT F’nin müşterilere sunulan seri üretim bir model olduğunu göstermiyor. Dolayısıyla araç, OopsCars arşivinde üretim otomobili sınıfında değil, teknoloji gösterimi ve geliştirme programını temsil eden bir konsept olarak değerlendirilmelidir.

OopsCars Değerlendirmesi
nanoFlowcell QUANT F, 2010’ların ortasında elektrikli otomobil araştırmalarının yalnızca lityum iyon bataryalar etrafında ilerlemediğini gösteren dikkat çekici konseptlerden biri. Akış hücresi sistemi, dört motorlu yapı ve şirketin açıkladığı yüksek performans hedefleri onu döneminin alışılmadık teknoloji demonstratörlerinden biri haline getiriyor. Arşiv açısından en değerli yanı, bu iddiaların fuar otomobili gövdesi ve dönem görselleriyle birlikte belgelenmiş olmasıdır.