2014 Volvo XC70

Güncellendi: 03/08/2026Yayınlandı: 20/02/2013

2014 Volvo XC70, klasik station wagon kullanışlılığını yükseltilmiş gövde, koruyucu dış parçalar ve isteğe bağlı dört tekerlekten çekişle birleştiren üçüncü nesil XC70’in yenilenmiş sürümüdür. Volvo bu model yılındaki çalışmayı yalnızca kozmetik bir değişiklik olarak sunmadı; dış tasarım, gösterge sistemi, bağlantı özellikleri, güvenlik donanımları ve motor gamı birlikte ele alındı.

XC70’nin kökeni, Volvo’nun 1997’de tanıttığı V70 Cross Country yaklaşımına dayanıyor. Amaç, bir arazi aracının görsel ve işlevsel unsurlarını uzun yol konforu yüksek bir aile otomobiliyle bir araya getirmekti. 2014 model yılı için hazırlanan otomobil de bu çizgiyi sürdürürken, standart V70’den daha dayanıklı görünen alt gövde korumaları ve daha yüksek yol kabiliyeti vurgusuyla ayrıldı.

2014 Volvo XC70 Tasarım Yenilikleri

Yenilenen ön bölümde daha geniş oranlı bir ızgara, büyütülmüş Volvo Iron Mark amblemi, yeniden biçimlendirilmiş tamponlar ve LED gündüz sürüş lambaları kullanıldı. Mat gümüş görünümlü ayrıntılar ön ve arka bölümlere dağıtılırken, alt koruma plakalarının biçimi de daha belirgin hâle getirildi. Arka lambaların yeni grafiği ve yatay çizgileri güçlendiren tampon tasarımı, otomobilin daha geniş ve yere daha sağlam basan bir görünüme kavuşmasını amaçladı.

Volvo, bu gövde için pazara ve donanıma göre 19 inçe kadar jant seçenekleri sundu. ABD ürün bilgisinde 3.2 sürüm için 17 inç Valder jantlar standart olarak belirtilirken, uluslararası açıklamalar daha büyük seçeneklerin bulunabildiğini aktarıyor. Bu nedenle tek bir jant ölçüsünü bütün ülkeler için standart kabul etmek doğru değil. Aynı pazar farklılığı motor ve çekiş seçeneklerinde de görülüyor.

2014 Volvo XC70 ön görünüm ve yenilenen ızgara
2014 Volvo XC70 modelinin yenilenen ızgara ve gündüz sürüş lambalarıyla ön görünümü

İç Mekân ve Bagaj Kullanışlılığı

Kabindeki en dikkat çekici yeniliklerden biri, donanıma bağlı olarak sunulan uyarlanabilir dijital TFT gösterge paneliydi. Elegance, Eco ve Performance adlı üç tema; hız, motor devri ve tüketim bilgisini farklı görsel düzenlerle gösteriyordu. Bazı temel donanımlarda analog panel korunurken, üst seviyelerde dijital ekran standart hâle geldi. Otomatik şanzımanlı araçlarda aydınlatmalı sembollere sahip yenilenmiş vites kolu da değişiklikler arasındaydı.

Volvo XC70 gösterge paneli ve orta konsol
Sürücü odaklı gösterge paneli ve orta konsol düzeni

Sensus Connected Touch sistemi, yedi inçlik ekran üzerinden internet bağlantısı ve çevrim içi hizmetler sunan dönemsel bir seçenekteydi. Volvo, kızılötesi dokunmatik yapının eldivenle kullanılabildiğini özellikle vurguluyordu. Isıtmalı direksiyon, elektrikli ısıtmalı ön cam ve direksiyon arkasındaki vites kulakçıkları gibi donanımlar ise motor, şanzıman ve pazara göre opsiyon listesine girebiliyordu.

Bagaj hacmi arka koltuklar kullanımdayken 575 litreydi. Üç parçalı 40 20 40 oranındaki arka koltuk sırtlıkları tamamen yatırıldığında hacim 1.600 litreye ulaşıyordu. Elektrikli bagaj kapağı ve arka koltuklara entegre edilebilen iki kademeli çocuk yükseltici minderleri, modelin aile kullanımına dönük karakterini destekleyen çözümlerdi.

Volvo XC70 ön tasarım ayrıntıları
Büyük Iron Mark ve mat gümüş ayrıntılarla ön bölüm

Motor Seçenekleri ve Çekiş Sistemi

Uluslararası ürün gamında yeni Drive-E ailesinin 2,0 litrelik dört silindirli motorları öne çıktı. Benzinli T5, 245 HP ve 350 Nm üretirken sekiz ileri otomatik şanzımanla 6,7 litre/100 km birleşik tüketim değeriyle açıklandı. Dizel D4 ise 181 HP ve 400 Nm sunuyordu; manuel şanzımanlı sürüm için 4,5 litre/100 km, sekiz ileri otomatik için 4,9 litre/100 km tarihsel Avrupa ölçüm değerleri yayımlandı.

Beş silindirli D5 dizel 215 HP ve 420 Nm ile sunuldu ve AWD bu versiyonda standarttı. 3,0 litrelik altı silindirli turbo T6 ise 304 HP ile 440 Nm üretiyor, altı ileri Geartronic ve standart AWD ile eşleşiyordu. ABD pazarındaki ürün yapısı farklıydı; 3.2 motorlu sürümlerde önden çekiş standart, AWD isteğe bağlıyken T6 AWD ayrı bir üst seçenek olarak listelenmişti. Bu veriler, aynı model yılındaki motor ve aktarma seçeneklerinin ülkeye göre değiştiğini gösteriyor.

Volvo XC70 arazi görünümlü gövde tasarımı
Koruyucu alt gövde parçalarıyla XC70 tasarımı

Dört tekerlekten çekişli araçlarda Hill Descent Control sistemi, dik inişlerde frenleri ve motor torkunu yöneterek düşük hızın korunmasına yardımcı oluyordu. İsteğe bağlı Four-C aktif şasi ise sensörlerden aldığı verilerle amortisör sertliğini sürüş koşullarına göre ayarlıyordu. XC70’nin temel önceliği keskin spor otomobil tepkilerinden çok, yüklü kullanımda dengeli yol tutuşu ve bozuk zeminde güven veren ilerleme karakteriydi.

Volvo XC70 arka koltuklar ve geniş iç mekân
Katlanabilir arka koltuklara sahip kullanışlı kabin

Güvenlik ve Sürüş Destekleri

Pedestrian and Cyclist Detection sistemi, öndeki yaya veya bisikletliyle çarpışma riski algılandığında sürücüyü uyarabiliyor ve gerekli durumda tam fren uygulayabiliyordu. City Safety sistemi de öndeki aracın yavaşlamasına veya duran bir araca hızlı yaklaşılmasına sürücü zamanında tepki vermezse 50 km/sa hıza kadar otomatik fren desteği sunuyordu. Bu özelliklerin bulunabilirliği ülke ve donanım paketine göre değişebiliyordu.

2014 Volvo XC70 aynı zamanda Active High Beam Control, yeni nesil kör nokta izleme işlevleri ve trafik işareti bilgisi gibi dönemin gelişmiş destek sistemleriyle yapılandırılabiliyordu. Bunların tamamı her araçta standart değildi; Volvo’nun basın materyali, tanımlanan özelliklerin pazarlar arasında farklılaşabileceğini özellikle belirtiyordu.

Volvo XC70 arka tasarım ve bagaj kapağı
Yenilenen arka lambalar ve geniş bagaj kapağı

XC70’nin otomobil dünyasındaki yeri, SUV ile station wagon arasındaki çizgide şekilleniyor. Aynı dönemin daha alçak ve asfalt odaklı aile otomobili için Volvo V70 kaydı, daha yüksek gövdeli premium crossover yaklaşımı için ise Volvo XC60 sayfası karşılaştırmalı bir bakış sunuyor.

Volvo XC70 arka üç çeyrek görünüm
Mat gümüş koruma ayrıntılarıyla arka üç çeyrek görünüm

OopsCars Değerlendirmesi

2014 Volvo XC70, geniş bagajı ve uzun yol konforunu korurken, koruyucu gövde ayrıntıları ve AWD seçenekleriyle sıradan bir station wagon’dan daha çok yönlü olmayı hedefliyor. Modelin güçlü yanı tek bir performans rakamından çok; aile kullanımını, kötü hava koşullarını ve hafif arazi ihtiyacını dengeli bir pakette birleştirmesi.

Kaynaklar